Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Gümüş anahtar, altın anahtar

29 Ekim - 04 Kasım 2018 haftası

29 Ekim Pazartesi Merkür (akrep)- Jüpiter (akrep) Kavuşumu (13:04)
"bilinenler ve öğrenilenler"
Merkür’ün bilgi, Jüpiter’in deneyim olduğundan bahsetmiştik. Bilgi, deneyime yön verir demiştik. Deneyim de yeni bilgilerin kapılarını aralar. Yeni bakış açıları sunar, bilgiyi boyutlandırır ve derinleştirir. Deneyim, sorular sormamızı, bu soruların cevabı olanın peşine düşmemizi sağlar. Bildiklerimiz bir çerçeve oluşturur. Deneyim bu çerçeveyi genişletebilir, hepten kırabilir, bu çerçeveye bambaşka bir boyut kazandırabilir. Öğrenme deneyimi tam da böyle gerçekleşir. Öğreti dışarıdan alınmaz, içeride yetişir. Bilgi onun tohumudur. Bilgi sizi zengin kılmaz, sizi deneyime gebe bırakır. Yaşanıp görülmüş ya da seçiminin farkında olarak yanından geçilmiş ve yakinen gözlemlenmiş olan sizi zengin kılar. Anlamak gerekir, anlamak için gözlemlerimizi deneyimlerimizle, deneyimlerimizi gözlemlerimizle özdeşleştirmek! Böylelikle bir süzgeç oluşur ve değerli olanlar akıp gitmez.

31 Ekim Çarşamba Merkür Yayda (06:38) Venüs (akrep)- Uranüs (boğa) Karşıtlığı (10:44) Venüs Terazide (21:41)
"yarına kalbini açmak"
Daha ileriye bakmak gerekir. İleriye bakarken nerede durduğumuzu da unutmamak! Abartı olan her şey işleri zorlaştırır. Tao bunu anlatır, ne kadar uca gidersen o kadar diğer uca yaklaşırsın. Fırtına sonrası doğan güneş, fırtına esnasında kendini kaybetmeyenin armağanıdır. Kendini kaybeden doğacak güneşin farkına bile varmayacaktır. O hala içinde devam eden fırtınayı yaşamaktadır. Bazı şeyler o kadar anlıktır ki... Acı geçmiştir; bununla birlikte biz hala acının yasını tutuyoruzdur. Bu bir kaçış da olabilir, uyumlanamama hali de... Yapılabilecek en güzel şey kalbini yarına açmaktır. Yarın bugünden çok daha ilerilere işaret eder. His olarak, düşünce olarak, yaşam deneyimi olarak! İnsanlığa ne bırakabilirsiniz? Hangi düşünceler onların yolunu açar? Bu sizin de yolunuzu açacaktır. İnsan olmak, yarına sorumlu olduğunun farkında olmaktır. Birileri size teşekkür edecek ya da sizin de içinden çıkamadığınız bir kuyunun içinde sizinle aynı kaderi yaşarken sizin gibi sadece acı çekecek. Seçiminiz nedir? Sizi şöyle alalım!

29 Ekim Pazartesi (Ay günü)
Ay: Yengeç (01:26)
Güneş: Akrep
Su enerjisi / Ay- Uranüs sekstili (02:03) Ay- Venüs üçgeni (04:10) Ay- Satürn karşıtlığı (09:32) Ay- Güneş üçgeni (11:33)

"bugünü dünde aramak"

Rüzgar eken fırtına biçer sözü hep düşündürmüştür beni ve gözümde çizgi filmlerdeki küçücük bir kar topunun aşağı doğru yuvarlanırken gittikçe büyüyerek devasa bir boyuta ulaşması gelmiştir. Öfke öyle güçlü bir enerjidir ki onu kontrolsüzce ortaya saçtığınızda size aynı şiddetle cevap verir, tıpkı sert bir yüzeye çarpan sesin kaynağına geri dönmesi gibi ki buna yankı denir ve insana yansımayı çağrıştırıyor mu? İnsan insana değil de bir aynaya mı bakıyor, her biri bir çehresi, bir yansıması mı? Düşündürmüyor değil! Sevdiklerimiz, sevemediklerimiz... Kendimizle ilgili de yok mu sevdiklerimiz ve sevemediklerimiz? Keşke şöyle olsaydım, şuram da böyle olsaydı, şuyum da şöyle, buyum da böyle... Tatlım o sen olmazdın ki! Sen, sen olarak güzel değil misin? Bir kişiyi güzel kılan sadece kaşı gözü müdür? Güzellik, cazibe, cazip olma, cazip gelme, cezbetme hali, çekici gelme... Nedir bizi ona çeken? Merak? Benzerlik? Farklılık? Hepsi... İnsan kendini arar, her parçada biraz daha kendine yaklaşır, şanslıysa, bu şansı yaratmışsa ve kalbini, gözlerini buna açmışsa... Bugünkü hikayen, dünden bugüne getirdiğindir. Neyi kucakladın? Öfkeni ve şikayetini mi yoksa sevgini ve şükrünü mü? Al işte sana yarının kapısı... Kutlu olsun!

30 Ekim Salı (Mars günü)
Ay: Yengeç
Güneş: Akrep
Su Enerjisi / Ay- Neptün üçgeni (01:11) Ay- Pluto karşıtlığı (09:52)

"yarına kulaç atmak"

Yaşam sonsuzluğunda nereden geldiğini bulmak, nereye varabileceğini kestirmeye çalışmak öyle boşuna bir çaba ki... Ne kadar geriye gidebilirsin? Annen, baban? Onların anneleri, babaları? Peki ya onların? Ve onların... Sen hepsinin ulaştığı son noktasın! Annen ve baban gözlerinde yaşıyor, biliyor musun? Onlar sende yaşıyor, senden bakıyorlar hayata bir parçalarıyla ve bedenleri artık bu hayata gözlerini kapattığında, sende kalıyorlar. Seninle yürüyor, seninle gülüyor, seninle büyüyor, olgunlaşıyor, yaşıyorlar. Hepimiz birbirimizde yaşıyor olabilir miyiz? Bıraktığımız izler, anılar? Anılarda mı yaşar insan? Her şey bir anıdan mı ibaret olur bir gün? Biz anılarla mı yaşarız, anılar mı bizi yaşatır, biz mi anıları yaşatırız? Biz gitsek anılar mı kalır, anılar uçup gitse geriye biz mi kalırız? İnsan ne kadar çok şey düşünüyor. Ölüm nedir? Yaşam nedir? Ölümsüzlük nedir? Sonsuzluk nedir? Bugün nedir? Nereye koyabiliriz onu sonsuz boşlukta? Ya dün, yarın? Hepsi birbirinin içinde mi? Hepsi bizim içimizde mi? Yaşandı ve bitti mi? Ya da sadece bize mi öyle geldi? Hepimiz Vishnu’nun (sürdüren) rüyası mıyız sadece? "Bir masalmış geçen yıllar, kaç yaprak var elimizde?" Gidenleri özlüyor insan... Anneni mi özlüyorsun, babanı mı özlüyorsun, sevdiğin adamı, kadını mı? Ben babaannemi özlüyorum mesela, ağlayarak uyandım geçen sabah, ölmemişti de yeni öldü sandım, neden gidemedim yanına dedim, öyle kötü hissettim, hala affedememişim kendimi... Babaanneciğim her neredeysen, duyuyorsun biliyorum beni, seni seviyorum. Sevgi, yüreğimde derin bir kıpırtı, kanatlanmak ister gibi olduğun yere... Buradayım, dünyadayım, yaşamdayım, yaşıyorum ya da bunun adı neyse... Bendesin biliyorum, seni içimde taşıyorum. Biz hep birlikteyiz, yaşayan, ölen, kalan, giden, biz hep birlikteyiz. Yarın bugünde, tıpkı dün gibi... Yürüyorum. Birlikte yürüyelim mi?

31 Ekim Çarşamba (Merkür Günü)
Ay: Aslan (04:41 itibariyle) (04:29 boşlukta)
Güneş: Akrep
Ateş enerjisi / Ay- Jüpiter üçgeni (01:31) Ay- Merkür üçgeni (04:30) Ay- Uranüs karesi (05:09) Ay- Venüs karesi (05:21) Ay- Güneş karesi (18:40)

"canlılık ve vahşilik"

Karanlığını sevemeyenin, ışığına yolu yoktur. Harika olduğum için mi seviyorum kendimi? Harika olduğu için mi severim birini? Değil ki! Seviyorumdur, bir şey çekiyordur ona beni, o da bana çekiliyor sanki, buluşuyoruzdur biz bir yerde, bir dans başlıyordur, o bana doğru geliyor, ben ona, gülümserken buluyoruz kendimizi, bazen sert, bazen yumuşak, sertleşirken yumuşayan, yumuşarken sertleşen, hızlanan, yavaşlayan bir ritimledir bu dans... Her şey çok güzel olduğu için değil, her ne olsa güzelleşen bir yere çıkılabildiği için... Bu kendiliğinden olduğu, mücadelemiz bile keyif verdiği için! Bir çift göz görmek isterken yüreğim, onunla göz göze gelip içime dökülen sıcaklığı hissedebildiğim, kükremek, saldırmak isterken buna aslında gerek olmadığını hatırlayabildiğim, dokunabildiğim için, bana dokunduğu için, bu dokunuşlar bir şeyleri değiştirdiği için, birlikte hafifleyebildiğimiz, özgürleşebildiğimiz için... "İnsan kendini insanda tanır." der Goethe, "içsel insanlar" ifadesini kullanır Jung sevemediklerimiz için ve şifa, onlarla barışıp bütünlenebildiğimizdedir. Canlılık, heyecan ve coşkuyla oluyor. Bazen savaş, bazen seviş, ayırma onları birbirinden ve koparma kendini çocuksu bir tazelikten... Derin yaralar açma kimsede, yaraların olur, iyileş ve iyileştir sadece... Gökler sırrını açar, sen korkunun ötesine geçip ona kalbini açabildiğinde... Sever seni, her şekilde, sen sen ol, gerçek ol sadece, zamanı aşabilen budur. Değilse giden kendinden gider, kalan kendinde olur, bunu bil yeter!

1 Kasım Perşembe (Jüpiter günü)
Ay: Aslan
Güneş: Akrep
Ateş enerjisi / Ay- Mars karşıtlığı (17:22)

"ne düşündüm ne yaptım"

Ne çektik şu yüksek beklentilerden! Kendimizden bekledik kendimizi vurduk yerden yere, sevdiklerimizden bekledik, onları vurduk... Kırıldılar, e bu(nlar) işe yaramaz artık dedik attık bir kenara, düştük bir yenisinin peşine, hiç de sağlam değilmiş dedik, değer bilmezliğimizi fark edemedik! İncitmemek mümkündür oysaki! İncitmeden söylemek mümkündür. Anlatmaya çalışmadan önce anlamak gerek! Anlamıyor diye kızdık, anlamadıklarımızın farkında bile olmadan... Ne çok şey unuttuk! İnsandık ya, unutandı o, unuturdu, dalar giderdi, öfke baldan tatlıydı, tatlıyı severdi, sonra şekeri yükseldiğinde, bu da nereden çıktı şimdi derdi, bal değildi ki baldan tatlıydı, bal sağlıklıydı, glikoz şurubu muydu neydi, o doğal değildi, ondan tatlıydı kesin bu kadar, doğal olmayan iyi gelmezdi. Anlatırken başkaydı, yaşarken başka, bu başka başka oluşlar azalıp anlattığın olduğun, olduğun anlattığın oldukça çözülürdü buzlar insanlar arasında, o zaman gerçek olurdun, insan olurdun, yaşayan, yaşatan olurdun. Vakit geldi mi dersin? Geldi. Kalbinden geçeni yap, kalbinle yap, kalbinle konuş, kalbinle dokun, kalbinle uzan yarına... Yaptıklarına da kızma, yaptıklarına da... Her şey olur, sonrasına bak, çabalıyorsa ne mutlu, bugün ulaşma, yolda ol ve ilerlemenin tadını çıkar yalnızca, hayatı güzel, anlamlı ve değerli kılan bu değildir midir?

2 Kasım Cuma (Venüs günü)
Ay: Başak (07:47 itibariyle) (06:30 boşlukta)
Güneş: Akrep
Toprak enerjisi / Ay- Jüpiter karesi (05:25) Ay- Venüs sekstili (06:31) Ay- Uranüs üçgeni (08:05) Ay- Merkür karesi (12:24) Ay- Satürn üçgeni (16:25)

"anlatmaya çalışırken anlayamadıklarımız"

Hep birilerine bir şeyleri anlatmaya çalışırız. Anlasalar her şey çözülecek gibi gelir. Ya henüz bizim de anlamadığımız bir şey varsa? İşte burada kopar dananın kuyruğu! Hayat öğrenme yeridir. Paylaşmak çok güzeldir; bununla birlikte artık biliyorum, sana da anlatayım dediğiniz an kaybediş süreci başlar. Bildiğimiz bir şeyler var ve eminim hepsi çok değerli; bununla birlikte devam ediyoruz, öğrenmeye devam ediyoruz ve birlikte öğreniyoruz; çünkü bir elin nesi var, iki elin sesi var ve ses önemlidir. Ses vermek, ses olmak, sesi olmak, sesini duymak... İşte buna kendimizi açtığımızda açılır sırlar, yollar aşılır, dere tepe düz, ötesine varılır. Bugün ne kattın? Peki, burada bu esnada sen ne aldın? Alabildiğin kadardır verebildiğin, kimseyi değersizleştirmemelisin, hiçbir buluşmayı, hiçbir göz göze gelişi, seslerinizin, nefeslerinizin birbirine çarpışını... Böylelikle başlar değişim, böylelikle fark edilmeyenin farkına varılır, yeni dünyalara uyanılır, gerçeklerle öyle olmayanlar birbirinden ayrılır, herkes kendi gerçekliğinin farkına varılır, gerçekleşebilecek olanlara zemin hazırlanılır. Kiminle karşılaştığına dikkat et, sen onda saklısın, o sende...

3 Kasım Cumartesi (Satürn günü)
Ay: Başak
Güneş: Akrep
Toprak enerjisi / Ay- Güneş sekstili (01:40) Ay- Neptün karşıtlığı (07:21) Ay- Pluto üçgeni (16:14)

"gerçekler ve gerçek olduğuna inanılmak istenenler"

"Bu böyledir." deriz. Noktayı koymak isteriz. Konulmaz o nokta! Biraz öyle olabilir; bununla birlikte aslında biraz da öyle değildir. Daha farklı da olabilir. İçinizden bir ses bunu bilir. O yüzdendir ki hiçbir şeyi kestirip atmamak gerekir. Erdemler vardır, erdemlerin olduğu kadar öyle olduğuna inandıklarımız vardır, bunların içine bir şekilde nefs de karışır. Ne kadar iyi olduğumuzu göstermek isteriz. Farkında olmadan ya da gayet farkında olarak karşı tarafa verdiğimiz duygu yetersizliktir. Tam da burada çok dikkatli olmak gerekir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak işten bile değildir. Tanrının gözünde her kul eşittir. O hepsini sever, her haliyle sever, aksi mümkün değildir. İnsanlar söz ve davranışlarıyla özel insanlar olmazlar, kendi yollarını açar ya da kendi zindanlarında yaşarlar. Bizim her kula eşit mesafede durmamız gerekir, bu içsel olarak böyledir. Tabii ki dünya hayatında Tanrı insana akıl vermiş, onu kullanmak gerekir; bununla birlikte bu kimseyi aşağılama hakkını bize vermeyecektir. İşte burada kınama kınadığını yaşamadan ölmezsin sözü devreye girer. Birisine karşı güçlü bir duygu hissediyorsanız, bunun sizin çok derinlerinizde bir karşılığı vardır. Bundan özgürleşene kadar sevmediğiniz ot burnunuzda biter. Bunu yapabildiğinizde iyileşirsiniz. İyileşmek mi istiyorsunuz? Öfkeli olduklarınızı bir bir gözlerinizin önünden geçirmekle başlayın ve teşekkür edin onlara, her şey için... Size sevginin maharetle değil oluşla ilgili olduğunu ve sevememenin insanı içine sürüklediği girdabı fark ettirdikleri için... Karanlığın ışığı budur ve ağır yüktür. Uyanış buradan başlar.

4 Kasım Pazar (Güneş günü)
Ay: Terazi (11:00 itibariyle) (09:24 boşlukta)
Güneş: Akrep
Hava enerjisi / Ay- Jüpiter sekstili (09:26) Ay- Satürn karesi (20:01) Ay- Merkür sekstili (20:11)

"gümüş anahtar ile altın anahtar"

Ben size sadece gümüş anahtar verebilirim. Altın anahtar sizdedir, o kalptedir. Gümüş anahtar insanı kendisine, kalbine götüren bilgidir. Altın anahtarı insan kendinde, kalbinde bulabilir. O zaman tartı devreye girecektir, iç ses orada uyanır, Tanrının dili orada anlaşılır. Kalbe varanlar, kalbi açık olanlar, kalpten sevenler, kalben gelenler... Mevlana "Ne olursan ol gel!" der. Bugün olmazsa yarın olur, yarın olmazsa belki bir başka gün, sen burasının suyundan iç de bir şekilde bir yerde kalbin yolu bulur der. Bektaşi "Gelme, gelme, gelme; geleceksen de dönme!" der. Hazır olmadıkça gelsen de kalamazsın, kalsan da olamazsın, sen hiç yorma kendini, burası kalp yeridir, bunu bilenler için değerlidir der. Herkes kendi tartısında tartılır. Kalbin, ruhun, Tanrının tartısı... İnsanın yolculuğu kalbiyledir. Kalbiniz neden sıkışır, neden tekler, ne zaman ağrır, hiç düşündünüz mü? Ne durumda kalbinizle olan yolculuğunuz? Bugün ona dokunmak için ne yaptınız? Hangi gümüş anahtarların farkına vardınız? Onlarla ne kadar altın anahtara yol aldınız? Parlayan, altın anahtarı bulmuş olandır. Çöken, gümüş anahtarın değerinin farkında olmayan... Yaşam enerjisi, kalpte saklıdır. "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur."

Dosta selam olsun,

Hüseyin Akdağ

Kaynak: www.anneoluncaanladim.com

Bireysel Doğum Haritası Analiziniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz:

0212 274 08 47 / 0544 798 52 07
www.heraakademi.com

Doğum haritası analizimiz ile kim olduğunuzu, dışarıdaki kişinin sizi nasıl gördüğünü, neyin size iyi geldiğini, bunların bir araya geldiklerinde birbirlerini nasıl etkilediğini, sahip olduğunuz potansiyelleri, yakın çevrenizi, ailenizi, iç dünyanızı, aşkın sizin için ne olduğunu, yaşama nasıl hizmet edebileceğinizi, partnerinizden aslında ne beklediğinizi, onunla olmanın size sağladığı fırsatları ve bu durumun sizi karşı karşıya bıraktığı sınavları, yaşamda sizi neye çağırdığını, neyin sizin ufkunuzu genişletebileceğini, iş ve kariyer hayatınızın önemli sırlarını, arkadaşlık ilişkilerinizi, neye teslim olmanız gerektiğini ve ruhsal olarak nereden nereye ilerlemenin önemini bulabilirsiniz.



Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.