ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

Karnesini almış, koşarak size geldi…
ÇOCUĞUNUZA “TEMBEL” DEMEYİN!

ÇOCUĞUNUZA “TEMBEL” DEMEYİN!

Evet, uzun bir eğitim-öğretim dönemi sona erdi, çocuklar karnelerini aldılar ve tatil başladı. Bazı çocuklar okuldaki başarılarıyla ailelerine gurur kaynağı olurken, bazı aileler için ise durum o kadar da iç açıcı olmayabiliyor.


Ancak anne ve babaların karne alan çocuklarına yaklaşımları konusunda dikkatli davranması gerekiyor. Örneğin kırık not getiren çocuğunuza yönelik olumsuz tavırlarınız, onun özgüveninin zedelenmesine neden olabilir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise, çocukların başarısızlıklarının altında mutlaka bir nedenin olduğu…Pedagog Dr. Melda Alantar, çocukların okuldaki başarısızlıklarının altında yatan nedenlerle ilgili bilgi verdi.


ÇOCUKLARDA ÖĞRENME NASIL BAŞLAR?
Bebeklik döneminde çocuklar doğal olarak öğrenme güdüsüne sahiptir. Bebeğin bir oyuncağa uzanmak için gösterdiği çaba, yürümesi veya kendi kendine yemek yemesi öğrenme güdüsünün örnekleridir. Erken dönemde gözlemlenen öğrenme güdüsüyle çocuk okul çağında okuma-yazma gibi etkinliklere yönelir. Çocuklar doğal öğrenme güdüleri olumsuz olarak etkilendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermezler. Okula ilişkin görevlerde başarılı olamayacaklarına inandıklarında, hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünerek çalışmayı bırakırlar. Çaba göstermedikleri için öğrenmede başarı sağlayamaz, yeni bilgi edinmenin heyecanını yitirirler.

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER…
Çocukların öğrenme yeteneklerini etkileyen bazı durumlar vardır; öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği, uyum ve davranış sorunları, gelişimsel bozukluklar, kronik hastalıklar, olumsuz yaşam olayları vb. gibi…

Zihinsel gelişimin yaş düzeyinin altında olduğu vakalarda okula uyumsuzluk ve akademik başarısızlık görülebilir. Astım, kanser gibi kronik hastalıklar çocuğun okula devamını etkilediği için onun akademik gelişim ve başarısını olumsuz olarak etkiler. Boşanma, ayrılık, ölüm, kayıplar, çevre ve okul değişiklikleri gibi strese yol açan yaşam olayları da öğrenme güdüsünü etkileyebilir. Önceki dönemlerde sınıflarını geçemeyen öğrenciler başarısız olacakları inancıyla çaba göstermezler. Başarılı olamayan veya çabaları takdir edilmeyen öğrencilerin öğrenme güdüleri zayıflar.

Yetişkinlerin tutumları öğrencilerin akademik başarıya ilişkin inançlarını etkiler. Anne-babaların çocukların ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek, gerçekçi olmayan beklentiler içinde olmaları veya eğitime önem vermemeleri öğrenme güdüsünün azalmasına yol açabilir.


BAŞARIYI ARTTIRACAK ÖNERİLER:
 Çocuğunuzu eğitirken kararlı ve adil davranın. Çocuklar sorumluluk kazanmak ve bağımsız olabilmek için makul bir disiplin anlayışına gereksinim duyarlar.

 Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenmesini öğretin. Ev ortamında görevler vererek özdenetimini geliştirmesine yardım ederseniz, onu okul yıllarına da hazırlamış olursunuz.

 Çocuğunuzla okulu hakkında konuşun, okulda gerçekleştirilen etkinliklerle ilgilendiğinizi belli edin. Onu dinleyin.

 Tüm aile bireylerinin katılabileceği, öğrenmeyi özendiren etkinlikler düzenleyin, örneğin müze ve tarihi kalıntıları ziyaret etmek gibi.

 Öğrenmenin önemli olduğunu düşündüğünüzü ona belirtin.

 Başarılar için olanak yaratın. Kendilerini yetkin hisseden çocuklar yeni bilgilere hevesle yönelirler.

 Çocuğunuza yapmaktan hoşlandığı ve başarılı olduğu etkinlikleri belirlemesi için yardımcı olun. Öğrenme deneyimlerini geliştirmesi için ilgi alanlarından yararlanın, örneğin çocuğunuz basketboldan hoşlanıyorsa onu basketbol tarihi veya oyuncuları hakkında bilgi toplaması için yönlendirin.

 Çocuğunuza yardımcı olurken ödül ve yaptırımları dengeleyin. Sürekli yaptırım uygulamak onu bezdirebilir. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve  ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Öğrencinin çabasını ve üretkenliğini ödüllendirin. Ancak unutmayın ödüllendirmek ona her zaman para vermek ve ayrıcalık tanımak değildir. Çocuğunuza sadece onunla gurur duyduğunuzu söylemek veya onun başarmak için sarf ettiği gücü fark ettiğinizi belirtmek yeterlidir.

 Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun ödev yaparken gerekebilecek malzemeleri kolayca bulabileceği bir çalışma alanı olarak düzenlemesi için ona yardım edin. İlköğretim çağındaki çocuğunuzla birlikte her gün ödevlere ne kadar zaman ayıracağınızı konuşabilirsiniz. Günlük ödev yapma saatini belirleyin. Bu saat süresince diğer faaliyetler durmalıdır. Aşırı televizyon izleme, bilgisayar ve video oyunlarıyla ilgilenme gibi öğrenmeyi etkileyen etkinliklerin süresini kısıtlayın.

 Öğretmenlerine saygı duyduğunuzu çocuğunuza gösterin. Bir eğitimciyle yaşadığınız anlaşmazlığı çocuğunuzun önünde çözümlemekten kaçının. Sık sık öğretmenleriyle konuşun. Evde ve okulda geçen olaylar hakkında karşılıklı olarak bilgi paylaşımında bulunun.

 Öğrencinin kronik bir hastalığı varsa, hastalık ve tedavi konusunda öğretmeni bilgilendirin. Okul idaresi ve rehberlik servisiyle görüşerek okulun sağlayacağı hizmetlerden yararlanın Örneğin devamsızlık nedeniyle eksik kalan bilgilerin etüt saatlerinde öğrenciye aktarılması, psikolojik danışmanlık verilmesi gibi.

 Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün.

 Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve uyarılarına önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlara başvurun.

 Tatil günlerini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirin.

.

ÇOCUĞUM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.