Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

Aşk bağımlısını normal aşıktan ayıran fark:
“BEN YOKUM, SEVDİĞİM VAR”

“BEN YOKUM, SEVDİĞİM VAR”

Aşk güzel şey, peki ya aşk bağımlılığı? Aşık olduğu kişi için kendini yok saymak, arkadaşlarına sürekli onu anlatmak, çevresiyle uyum sorunu yaşamak ve belki de kendini yok etmek… Psikiyatrist Doç. Dr. Kültegin Ögel, aşk bağımlılığın tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu söylüyor.


Aşk bağımlılığı; yaş, cinsiyet, statü farkı demeden hem erkekleri, hem kadınları tutsak haline getiriyor. Normal aşkın ötesine geçen aşk bağımlıları, aşık olduğu kişiye odaklandığı için bir süre sonra iş yapamaz hale geliyor. Sosyal çevresiyle de uyumsuzluk yaşayan aşk bağımlıları, bağımlılık nedeniyle kendi benliğini, kişiliğini yok sayıyor. Bu durum onları; hoşlanan, seven ve normal aşkı yaşayan kişilerden ayıran temel özellikleri olarak ortaya çıkıyor.

Aşka bağımlı olanları normal aşktan ve sevmekten ayıran farklılıklar şöyle açıklanabilir: Aşkla patolojik aşk her an için birbirinin içine girebilir. Ancak aşk bağımlılığında tek kişilik bir ilişki vardır. Kişi kendisini yok farz eder, sadece karşısındaki kişi vardır. Normal aşktan farkı, bağımlılık nedeniyle kişinin günlük yaşamının bozulması, sorumlulukların yerine getirilememesi, işten ayrılma, intihar girişimi gibi yaklaşımlarda bulunmasıdır. Oysa, normalde sevmek çok daha farklı bir durum. Birini sevdiğiniz zaman ilişkide hem siz, hem sevdiğiniz vardır.

FAKİRSE PLATONİK, ZENGİNSE PATOLOJİK AŞK OLUYOR
Aşk bağımlılığında bulunulan toplumsal yapıya göre farklı tutumlar ortaya çıkıyor. Kişinin düşük sosyoekonomik düzeyde olması aşkının da platonik düzeyde kalmasına yol açıyor. Yüksek sosyoekonomik konumda ise aşka, daha derin anlamlar yüklenebiliyor. Aşk bağımlılığı bir neden değil bir sonuç. Aşk bağımlılığının altında başka sorunlar yatıyor. Kişi ağır depresyon yaşayabiliyor, ayrılık kaygısı yaşayan, bağlanma sorunları olan kişilerde çok görülüyor. Kaygı bozuklukları, yalnız kalamama, adlandırılamayan sürekli huzursuzluklar, başka noktalar da çıkabiliyor.

AŞK BAĞIMLISI SEVDİĞİNİN YÜZÜNÜ BİLE HATIRLAYAMIYOR
Birçok aşk bağımlısı, “bağımlı olduğunuz kişinin yüzünü hatırlayın” dediğimizde hiç hatırlayamaz, bazıları da hatırlamakta zorluk çeker. Ama günlük yaşamına baktığınızda onsuz duramıyordur, sürekli düşünüp uyuyamıyordur. Oysa karşısındakini aşırı değer vererek yüceltmesinin nedeni kendisidir. Olmasını istediğimiz birçok özelliği karşımızdakine veriyoruz. Bu narsistik bir durum. “Ben karşımdakini kendim için yaratırım, aslında ben varım” diyoruz. 

AŞK BAĞIMLISI ERKEK SAKLANIYOR
Aşk bağımlılığı kadınlarda ve erkeklerde farklı seyrediyor. Erkeklerde maskeli bir şekilde ortaya çıkıyor. Erkek, karşısındakine büyük bir aşk duyduğunu kendini yok etmeye hazır olduğunu söylemekte zorluk çekiyor. Aşk bağımlısının genel tavrı olan “ben sensiz olamam” yaklaşımı yerine aşırı kıskançlıklar çıkarıyor. Başka davranış biçimleri yaratıp kendi sorunlarını gizliyor. Ama bu maskeyi kaldırdığınızda alttaki aşkın yapısı kadın erkek farkı göstermiyor. Kişinin kendisini yok ettiği, kendisine zarar verdiğini bildiği halde, mantıksız da bulduğu halde devam etmekte ısrarcı olduğu tutkulu bir ilişki türü oluyor.

Aşk bağımlısı erkeklerin üç tipi var: Bir grup tek kişiye bağımlılık yaşıyor. İkinci grup eşler değiştiren, her değiştirdiğinde bağımlılık düzeyinde yaşayan kişilerden oluşuyor. Üçüncü gruptakiler ise, dönemsel aşk bağımlıları denilen ve belli dönemlerde bunu bağımlılık olarak yaşayan kişilerden oluşuyor.


AŞK BAĞIMLISI KADINSA DOLU DOLU YAŞIYOR
Eğer aşkın bağımlısı olan kadınsa, duygularını olduğu gibi gösteriyor, olumlu ve olumsuz yanlarıyla sonuna kadar aşkını yaşıyor. Kadınlar da aşk bağımlısı olduklarında erkekler gibi, aşkı şiddetli bir şekilde yaşayıp karşısındakini öldürebiliyor. Ancak kadınları tedavi etmek erkeklere göre daha kolay. Erkekler sorunu kabullenmediklerinden, daha zor tedavi edilebiliyor. “Sevgilim olan kadın için sürünüyorum” diyen erkek sayısı kadınlara göre daha az.



EVLİLİK DURDURAMAZ, TUTKULU AŞKTA MANTIK YOKTUR
Aşka bağımlı olan kişilerde evlilik, bağlayıcı bir unsur olmuyor. Çünkü patolojik aşkta mantık yok! Kişi, bazen kendi kendine ya da gittiği hekime yakınıyor: “Bağımlısı olduğum kişi öyle çok yakışıklı bir adam ya da çok güzel bir kadın değil. Ama onu düşünmeden yapamıyorum, kendimi mahvediyorum” diyor. Burada kişinin kendisine mantıklı davranamıyorum diye kızmaması gerekir. Kendisine kızdığı sürece kendisini yok ediyor. Bağımlısı olduğu kişiyi sürekli düşündüğü sürece kendi gözünde o kişinin değeri artıyor. Değeri arttıkça da bağımlı kişi, kendisine değer vermiyor. Bu durumda tam bir kısırdöngü ortaya çıkıyor.

NASIL YARDIM EDİLEBİLİR?
• Aşk bağımlıları daha çok kendi isteğiyle hekime başvurur. Ancak tedavilerin süresi birbirinden farklıdır. Çok kısa da çok uzun da sürebilir. Altta yatan duruma çok bağlıdır.
• Kişinin hayatında başka hiçbir şey yoksa, sadece bir kişiyle ilişkisi varsa, hayatta kendisini değerli hissedebileceği hiçbir şey yoksa bağımlılıktan kurtulması daha zor olabilir.
• Bağımlılığın sona erebilmesi için kişinin değişmesi gerekir. Kendisini değiştirmediği sürece bağımlılıktan kurtulması mümkün olmaz.
• Aşk bağımlılığında kişi “Onu düşünmemem gerekiyor” dese bile düşünüyor.
• Bağımlılığın oluştuğu ilişkiler tam yaşanmamış ilişkilerdir. Yarım kalmış ilişkilerdir. Eğer kişi bağımlı olduğu kişiyle evlenirse, bağımlılık biter.
• Bağımlılıktan kurtulmak için kişinin ilişkiyi sonuna kadar yaşaması gerekir. Zararını da yararını da görmesi, kendisine değişebilmek için bir fırsat vermesi anlamına gelebiliyor. 
• Bu derdin çaresinde suçluluk duygularından, kendine yönelik acımasızca eleştirilerden uzak durmak gerekiyor. Kişinin kendine değer vermeyi ve bir birey olmayı öğrenmesi gerekiyor.
• Arkadaşlara önemli görevler düşüyor. Ama arkadaşları bağımlı kişileri psikolojik olarak rahatlatmak amacıyla uzun uzun dinlememelidir. Bağımlı kişi, bu durumda rahatlamanın ardından tekrar sıkılıyor, arkadaşlarına koşuyor, bir kısır döngü oluşuyor. Oysa sıkıntı dozu arttıkça kişinin bağımlılığı bırakma yolunda eyleme girmesi gerekiyor.
• Aşk bağımlılarını tamamen yalnız bırakmak da doğru değil.
• Bağımlılar, sürekli bağımlı oldukları kişiyi anlatarak çevrelerindeki insanları da bıktırıyorlar. Bu kişilere, örneğin günde sadece yarım saat o kişi anlatma izni verilmeli. Bütün gün anlatmasına izin vermek doğru değil. 
• Aşk bağımlılığı tıpkı mevsimlere benzer. Kışın da güneş açar, ama 3 gün sonra yeniden kış olur. Eğer bağımlılar tedavi olurlarsa, yaz mevsimi gelebilir.
   


 

CİNSELLİK & İLİŞKİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.