Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Hülya Yıldırım

BANA YAZIN ! PAYLAŞALIM!


Bana yazın! Paylaşalım!

3 yıldır bu sayfadan siz anne arkadaşlarıma sesleniyorum ve ancak bakıcı meslesine girme cesareti bulabildim. Çünkü bu konu bende adeta bir fobi... Doluya koysan almıyor, boşa koysan dolmuyor misali; ateşe körükle gitmek istmiyorum ama benim algılarım “bakıcı” deyince olumsuza meylediveriyor.
0-3 yaş arası bebeğini büyütürken ne bakıcı ne de aile desteği almamış, 3-6 yaş arasında da anaokulunu devreye koyarak idare etmiş bir anneyim ben... Üstelik, doğum iznindeyken kanunsuzca işten kovulmuş bir anneyim... Sonuçta, maalesef ülkemizde bir İngiltere’de bir Almanya’da olduğu gibi çalışan kadına, “Sen 3 yıl yeter ki çocuğuna bak, bu süre zarfında şu maaşın, şu da iş garantin denmiyor!” Kadınlar doğum iznine ayrıldığında işten çıkartılıyor; izin de izin olsa; 2 ay doğumdan önce 2 ay da doğumdan sonra anneye lütuf misali göstermelik bir izin veriliyor; babalar derseniz, 3 gün ile yetinmek durumundalar.
Eh, sonuçta, 2 aylık bebeğinizi bir başkasına bırakıp çalışan kadını oynamak zorunda  kalıyorsunuz. Tabii, o bir başkasını da bulabilirseniz! Sonra da neden ülkemizde kadınların yüzde 70’i evlenip çocuk doğurunca işlerinden ayrılıyorlar, diye yanıp yakılıyoruz. Niye olacak; kadın, çalışan kadın, çalışan anne korunmuyor da ondan! Anneanne-babaanne desteği olmasa hepten yanmış Türk kadını!
Neyse ki, profesyonel yardım alınabilen kurumların sayısı gün geçtikçe artıyor ve bakıcılık eğitimi veren merkezler sayesinde bakıcılığın uzmanlık gerektiren bir meslek olması gerektiği yavaş yavaş anlaşılıyor. Ama bir avuç özel çaba kimseye yetmiyor işte; önce kanunlarla, sonra belediyelerin kendi içlerindeki eğitim ve örgütlenmelerle doğum yapan kadın korunmalı ve desteklenmeli. Yoksa anneler, “Doğum iznim bitiyor, işimi bırakmalı mıyım?” kısır döngüsünden bin yıl daha kurtulamayacaklar. Üstelik, işini bırakıp depresyona giren anneler de azımsanacak gibi değil; ya da işini bırakmamış, ama çocuğu 5 yaşına gelince pişman olup işini bırakan kadınlar çok sayıda... Demem o ki, “Çocuğuma kim bakacak?” konusu hayati; siz nasıl çözümler ürettiniz, çocuğunuza kim baktı, bakıcı konusunu nasıl hallettiniz; bana yazın, bu sayfadan paylaşalım...

Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin:
“İLK 3 YIL BAKICI DEĞİŞMEMELİ!”

“Çalışan annenin, çocuğunu teslim edeceği bireylerin davranışlarını çözmesi şarttır. Çünkü davranışları değiştirmek, bakıcıyı değiştirmekten daha zor, ancak olması gerekendir. Bunun çok önemli iki sebebi vardır. Birincisi; her bakıcının mutlaka değiştirilmesi gereken bir yönü olacağıdır. O nedenle, eldeki kuş, çalıdakinden daha emindir. Hiç değilse onun sorunu keşfedilmiştir. Yeni gelenin hangi sorunla geleceği de bilinmeyendir. İkinci nedene gelince: Çocuğun bakıma muhtaç olduğu kritik yaşlarında, yani anneye bağlanma mekanizmalarının kurgulanmakta olduğu özellikle yaşamın ilk 3 yılında, ona bakan yüzün sürekliliği önemlidir. Bu yüz değişmez olmalıdır. Önemli olan çocuğun karnının doyup, altının temizlenmesi ve uyutulması  değil, bu yaşın temel ihtiyaçları olan temel gereksinimlerin nasıl yapıldığıdır. Öncelikle çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayan yüz, mümkünse tek olmalı ve sürekliliği korunmalıdır. Temel gereksinimlerini karşılayanın değişmezliği, çocuğun iç dünyasında güvenli, yani emin bir zemin sağlar. Hızlı bir gelişme gösteren beynin gelişebilmesinin temelinde de esas olarak böyle emin bir zeminin varlığı şarttır.  Sonuçta, özellikle 3 yaşından küçük çocuğu olan anne, duygusal değil, bilinçli davranmalıdır. İyi bir iletişim tekniği ile çevredekileri yönlendirmek ve muhtemel olumsuzlukları önceden engellemek mümkündür.”

Çıldırmaya az kaldı, bakıcım nerede?

Özellikle çalışan annelerin kafasına en çok takılan sorulardan biri de, “Doğru bakıcıyı nasıl seçerim?” meselesi.  Doğru bakıcının özellikleri nelerdir? Güvenilir biri olup olmadığını nasıl anlarım? Çocuğum bakıcısını sevmezse?.. Bakıcı seçimi ve sonrası ile ilgili püf noktalar bu yazıda...

Doğum izniniz bitmek üzere ya da yeniden çalışmaya karar verdiniz... Peki, çocuğunuzu kime bırakacaksınız? Yakın akraba desteğiniz yoksa, iş başa düşüyor; bakıcı bulacaksınız.

Annelerin çoğu bir yabancıya en değerli varlıklarını emanet etmekte doğal olarak zorlanırlar. Anne, işe gitmek üzere çocuğundan her ayrılışında, onun tehlikede olduğunu, bu tehlikeyi fark edemeyeceği için bertaraf edemeyeceğini, dolayısıyla çocuğunu koruyamayacağı endişesi yaşar... İşte, bebeğini güvenilir ve işinin ehli bir bakıcıya bırakmak isteyen annelere öneriler...

BAKICININ YAŞI ÖNEMLİ
Bebeğinizin hareketliliğine bağlı olarak enerjisi onunla doğru orantılı bir bakıcı seçmeniz daha sağlıklı olabilir. Deneyim kolay kazanılmıyor elbette... Ancak hareketli bir çocuğu mutlu edecek, gerektiğinde onun oyun arkadaşı olabilecek bir bakıcı da bir o kadar önemli. Yenidoğan döneminde tecrübeli bir bakıcı da güvenli olabilir. Fakat unutmayın, seçeceğiniz bakıcıyı değiştirmeyecekmiş gibi düşünmelisiniz. Çünkü çocuklar, bakıcı değişiminden olumsuz etkileniyorlar. 30-45 yaş aralığı bakıcı için idealdir.
 

İYİ BİR BAKICI BUNLARI BİLMELİ:
- Çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimini,
- İlkyardım ve acil müdahaleyi,
- Çocuk sağlığı ve hastalıklarını,
- Beslenme konusunu,
- Araç gereç kullanımını,
- Bebeğin hijyeni ve bakımını.


KİŞİSEL ÖZELLİKLERE DİKKAT!

Bir bakıcının bazen ne bildiğinden çok çocuğa nasıl yaklaştığı önemlidir. Sürekli ağlayan, bağırıp çağıran, agresif bir bakıcı ne kadar tecrübeli olursa olsun yavrunuzun güvenliği ve psikolojisi açısından tehlikelidir. Bu nedenle bir dadıda aramanız gereken kişisel özellikler şunlar olmalı:
- Çocukları sevmeli,
- Hoşgörülü ve sabırlı olmalı,
- Dürüst olmalı,
- Dikkatli ve özenli olmalı,
- Enerjik olmalı,
- İşini sevmeli,
- Sorumluluk sahibi olmalı,
- İletişimi kuvvetli ve ikna kabiliyeti olmalı,
- Karar verme yeteneğine sahip olmalı,
- Öğrenme ve öğretme yeteneği olmalı,
- El becerileri ve yaratıcılığı gelişmiş olmalı,
- Planlı ve organize olmalı,
- Güler yüzlü ve insancıl olmalı,
- İş yeri çalışma kurallarına uymalı,
- Zamanı iyi kullanmalı,
- Hijyene önem vermeli.

İLK GÖRÜŞME İÇİN TÜYOLAR
İlk görüşmede bazı konulara açıklık getirmek, bazı sorularla bakıcı adayınızı daha iyi tanımak elinizde. Yeter ki, ayrıntıları gözardı etmeyin:

-Kendi çocukları var mı?
Öncelikle kendi çocukları olup olmadığını sorun. Mümkünse çocuklarını onunla birlikte görebileceğiniz bir ev ziyareti yapın. Böylece kendi çocuklarına karşı nasıl bir “anne” olduğundan yola çıkarak sizin çocuğunuza nasıl bir “bakıcı” olabileceği konusunda fikir sahibi olursunuz. Bakıcınızın da bir anne olması elbette deneyim ve şefkat konusunda size güven verir. Ancak unutmayın, her anne çocuklarına karşı beklenen özeni göstermeyebilir!

-Ne zamana kadar sizinle çalışmayı planlıyor?
Çocuğunuz 3 yaşına gelene kadar sizinle çalışıp çalışmayacağını öğrenin. Tabii 3 yaşından sonra kreş düşünüyorsanız... Çocuk, “güvenli bağlanmayı” bu dönemde öğrenir. Bakıcının değişmesi çocukta sevilmediği ya da istenmediği yönünde duygular uyandırır ve bu duygular da onu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, her defasında yeni birine alışmaya çalışmak çocuk için de, anne-baba için de yorucudur.

-Herhangi bir sağlık problemi var mı?
Çocuğunuza sizin kadar yakın olacak bakıcısının sağlık durumu da önemli noktalardan biridir. Sağlık sorunu olup olmadığını, bulaşıcı bir hastalığı olup olmadığını mutlaka gözden geçirin. Hatta doktorunuza danışarak bakıcınızdan bazı testler isteyin.

-Bazı belgeleri mutlaka isteyin!
Nüfus cüzdanı örneği, ikametgah, varsa eğitimini aldığı kurumun sertifikası, sağlık raporu, temiz kağıdı ve referansları gibi... Unutmayın, kafanızda hiçbir soru işareti kalmamalı.

-Çelişkileri yakalamak için...
Gerekiyorsa aynı soruyu farklı zamanlarda tekrar sorarak herhangi bir çelişkili cevabı olup olmadığını kontrol edin. Yalan söylediğini düşündüğünüz konularda bu yöntem sizin de içinizi rahatlatacaktır.

-Kuralları net olarak koyun!
Çalışma şartları, özen göstermesini istediğiniz konular ve çocukla ilgili bilmesi gerektiğini düşündüğünüz her şeyi ayrıntıları ile mümkünse eşinizle birlikte bakıcınızla konuşun. Net sınırlar koyarken fazla kuralcı ve bağlayıcı olmamaya özen gösterin. Karşınızda işini bilen biri olduğunu ve yaptığı işin ne kadar önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın ve bunu yakın çevrenize gösterin. Sizin bakıcıya göstereceğiniz saygı, bebeğinizle kuracağı ilişki açısından önemlidir.

 

BAKICISINI SEVDİ Mİ?
Nihayet, bakıcısını seçtiniz. Bebeğinizden yavaş yavaş ayrılarak onu bakıcıya alıştırmaya ve onu terketmediğinizi ona anlatmaya çalışın. İşe giderken, çocuğunuzla aranızdaki bağı bir eşyayla; eşarbınız, birlikte oynadığınız bir oyuncak vb. gibi, somutlaştırın. Çoğu zaman çocuk bakıcıyı anneden ayrılma nedeni olarak gördüğü için dadısına karşı hırçın ve huzursuz davranabilir. Ancak aklınızda sürekli bakıcısını sevip sevmediği sorusu ile boğuşuyorsanız, bu konuda içinizi rahatlatacak cevapların hepsi yavrunuzun vücut dilinde saklıdır. Çocuğunuzu gözlemleyin! Bakıcısı onunla ilgilenirken gülümsüyor ve mutlu oluyorsa her şey yolunda demektir. Ancak aşırı tepkiler verdiğini ve mutsuz olduğunu düşünüyorsanız, üstelik de uykusuzluk ve kabızlık şikayetleri varsa, yanılmadığınızı söyleyebiliriz. Çünkü siz “annesiniz” ve bebeğinizin dilinden en iyi siz anlarsınız.


İÇİM RAHAT DEĞİL!
Bebeğinizi emanet ederek işe gittiniz. Ama aklınız hep onda... Arada bir evi telefon ederek kontrol edebilir ya da birkaç gün bir arkadaşınız, tanıdığınız veya komşunuz aracılığı ile işlerin yolunda gidip gitmediğini öğrenebilirsiniz. Ancak bunu, bakıcınıza “güvensizlik” ifadesi olarak aktarmamaya özen gösterin. İçiniz yine de rahat etmiyorsa, bu durumda imdadınıza çağımızın modern teknolojisi yetişebilir. Evde güvenlik sistemleri kuran birçok şirket, sizin özellikle belirlediğiniz bir odayı ya da evin tamamını kamera sistemi ile kontrol altına alıyor ve siz bebeğinizi nerede olursanız olun, cep telefonu ya da bilgisayarınızdan izleyebiliyorsunuz.

DİĞER YAZILAR
- HER ÇOCUK YALANSIZ BÜYÜMEYİ HAK EDER!
- ANNE DUYGUDUR!..
- HAYIR DEMEYİ BİLİYOR MUSUNUZ?
- KEK YAPAR GİBİ ÇOCUK YAPAMAZSIN!
- MAHREMİYETE SAYGI!
- ÇOCUKLAR ÖLMESİN!
- ÇOCUĞUNUZDAN VAZGEÇMEYİN!
- ANNE BABAYI PAYLAŞMAK!
- SÜT DİŞİ, DEYİP GEÇMEYİN!
- Sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'n değil... HER GÜNÜN KUTLU OLSUN KADIN!..
Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.