Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Hülya Yıldırım

"BEBEĞİM EMZİK KULLANMALI MI?"


Bebek doğunca, annelerin bir derdi de bebeğine emzik verip vermeme konusunda yaşadıkları kararsızlıktır. “Emzik kullanmak gerçekten gerekli midir, gerekliyse nelere dikkat etmek gerekir, emzik hangi durumlarda bebeğe zarar verir ve emzik ne zaman bırakılmalıdır?” Emzik konusunda aklınıza gelebilecek tüm soruların cevabı, bu yazıda…

Amerikan Pediatri Uzmanları Birliği ani bebek ölümleri sendromunu engellediğini düşündüğü için 1 yaşına kadar emzik kullanımını tavsiye ediyor.

Anne memesinin çektiği
Hiç unutmam, daha hamileliğimde karar vermiştim, bebeğime emzik vermeyecektim. O meme olarak bir tek annesinin memesini bilecekti! Fakat, gelin görün ki, yani bildiğiniz üzere, annelik asla “asla” dememeyi öğrenmek konusunda harika bir öğretmen… “Anne olunca bunları asla yapmam” dediğimiz pek çok şeyi bebek doğduktan sonra yapmak zorunda kaldığınızı hayretle görüyorsunuz.

Kızım Duru, emme refleksi çok güçlü bir bebekti! Aslına bakarsanız ben O’nu normal doğumla da doğuracaktım ama, velet doktordan habersiz evde 3 gün doğum sancısı çekmeme rağmen dönmedi, ters geldi; vallahi hastaneye zor yetiştik.

Doğumdan sonra ise memelerime bir yapıştı ki sormayın. Tamam, emzirmek istiyordum, fakat 24 saat değil! Hem sonra bu memeler sürekli süt verirse, bu durum bebek için de sağlıklı değildi ki… Ayrıca, bu biteviye emme sürecinde süt üretimi nasıl gerçekleşecekti?..
Şu sıra emziren bir anne değilseniz, bu durum size çok basit gözüküyor olabilir, fakat yeni bir anne için tek kelimeyle kabustur!

Ah, ah, daha hastaneden çıkmadan memelerim kan revan içinde kalmıştı bile… Güya, ilk başlarda bir memede 10 dakikadan fazla tutmayacaktım bebeğimi; gittiğim hamilelik kursunda Sevgili Ayşe Öner biz anne adaylarına bunu sıkı sıkı tembih etmişti. Fakat heyhat; bebeğim sürekli emmek istiyordu, maşallah çok da güzel büyüyordu bu sayede, fakat ben ve memelerim perişandık! Memelerim yara olduğundan, meme ucu kullanmaya başlamıştım, buna rağmen canım çok acıyordu. Emzirmek harikaydı ve bebeğim iştahla emdiği için de mutluydum elbet; ama sürekli emzirdiğim için de sürekli uykusuz ve bitkindim. Ve açıkçası, her anne gibi bu durumda da yine tek endişem sadece ve sadece bebeğimdi!

Öte yandan, çoğu doktor emzik kullanımı için -mecburi durumlar hariç- bebeğin en az 1 aylık olmasını beklemeyi tavsiye ediyordu. Çünkü 1 aydan önce emzik ya da biberon kullanımı çocuğun annesini emmeyi reddetmesine ve anne sütü alamamasına neden olabilir, deniyordu.

PEKİ BEN NE YAPACAKTIM?!
Doğumdan 15 gün sonra, bebeğimin bu çok güçlü emme refleksiyle nasıl baş etmem gerektiğini netleştirmek üzere doktorumu aradım. Bana; “Hemen emzik kullanmaya başla, kendini telef etme” dedi. Kullanmayı hiç mi hiç istemediğim emzik böylece hayatımıza giriverdi! Ve ben de biraz olsun nefes aldım… Emzik konusunda en dikkat ettiğim nokta ise, bebeğimin, uykuya daldıktan sonra emziğini yavaşça ağzından almaktı! Zaten 1-2 aylık olduktan sonra anne sütü zamanları kendiliğinden düzene girdi. Memelerim de iyileşti…
Ve bebeğim 9 aylıkken de emziği bıraktı…

Mutluydum; emzik bir bağımlılığa dönüşmeden yardımcımız olmuştu…

Ve bana asla, asla dememeyi öğretmişti; ölçü ve denge hayatın her aşamada anahtarlarıydı…

İşte benim, emzik konusundaki hikayem böyle…

Fakat, bu konuda uzmanların da görüşleri var elbet… Bakınız onlar emzik konusunda biz anneleri hangi noktalarda uyarıyorlar…

Pedagog Duygu Çalışır:
“BEBEK 2 YAŞINA KADAR ORAL DÖNEMDE”
“Bebek dünyaya emme refleksiyle birlikte gelir. Bu döneme oral dönem denir ve yaklaşık 2 yaşına kadar devam eder. Oral dönem bebeğin dünyayı ağız yoluyla tanıdığı dönemdir. Bebek başta anne memesi olmak üzere her şeyi ağzına götürür, tadına bakar, tanımaya çalışır. Bu dönemde görülen emme refleksi bebeğin hem beslenme hem de güven gereksinimlerini gideren bir işlev görür. Bu noktada emzik, bebeğin hem fiziksel olarak emme gereksinimini gidermek, hem de duygusal olarak bebeği güvende hissettirmek, rahatlatmak ve anne memesinin beslenme dışında kullanımını azaltmak amacıyla kullanılabilir.

EMZİĞİN YARARLARI VE ZARARLARI
Emzik alışkanlık yapan bir nesnedir. Kullanım zamanı ve süresi sınırlandırılmadığı takdirde bebekler tüm gün ağızlarında emzikle dolaşabilirler. Bu durum hem anne sütü alımını hem de diğer besinlerin yenmesini azaltır. Beslenme konusunda sıkıntı yaşanmasına, buna bağlı olarak da gelişim geriliklerine neden olabilir. Ayrıca uzun süreli emzik kullanımı ağız ve diş yapısının bozulmasına, konuşmanın ve psikolojik olgunlaşmanın gecikmesine, kulak ve burun hastalıklarının daha sık görülmesine neden olur.

Bununla birlikte emziğin yararları da vardır. Emzik kullanımı her şeyden önce bebeğin emme gereksinimini giderir. Bebekler sadece aç oldukları için değil, emme refleksinin getirdiği gereksinimden dolayı da emerler. Emzik aynı zamanda bebeği rahatlatır, güvende hissetmesini ve uykuya rahat geçmesini sağlar. Emzik kullanmayan bebekler emme gereksinimlerini gidermek, huzurlu ve güvende hissetmek, uykuya geçmek için anne memesini ararlar. Bu durum özellikle ilk aylarda dünyaya uyum sağlamaya çalışan bebeğin beslenme gereksinimi dışında da devamlı annesinin memesine yapışık durumda yaşamasına neden olur. Bu, çoğu anne için gerginlik yaratan bir duruma dönüşür. Bebek emme gereksinimini bir şekilde gidermek zorundadır. Bebekler emme gereksinimlerini anne memesi ve emzikle gideremediklerinde parmak emmeye başlarlar. Oysa emzik kullanan çocuklarda parmak emme davranışı kullanmayanlara oranla daha azdır.

UYKUYA GEÇERKEN…
Emzik kullanımının alışkanlık haline dönüşmemesi için sadece uykuya geçiş amaçlı kullanılması daha uygundur. Emzik pasifleştirici özelliğinden dolayı bebeği sakinleştirir, rahatlatır ve daha kolay uyumasını sağlar. Ancak tüm uyku boyunca da bebeğin ağzında olması uyku kalitesini bozması bakımından uygun değildir. Bu nedenle bebek uykuya geçtiğinde yavaşça ağzından alınmalıdır. Bebek her ağladığında ve her huzursuz olduğunda emzik vermek ise emziğin alışkanlığa dönüşmesini hızlandırır. Bırakma sürecinin anne ve çocuk açısından daha sancılı geçmesine neden olur. Ayrıca uzun vadede bakıldığında çocuğun her gerginlik durumunda ağzına bir şey götürmesine neden olur. Bu durum tırnak yeme, kalem kemirme, gereksiz atıştırmalıklar yeme ve sigara kullanımına kadar varan alışkanlıklar yaratabilir.

EMZİK KAÇ YAŞINDA VE NASIL BIRAKILMALI?
Emzikler genellikle damaklı ve damaksız şekillerde üretilmektedir. Damaksız modeller şekil olarak anne memesine daha yakın oldukları için yeni doğan bebekler tarafından daha çok tercih edilir. Ancak bu modeller diş ve damak yapısında bozulmalara neden olmaktadır. Damaklı modeller ise diş ve damak yapısındaki bozulmaların daha az oranda olmalarını sağlayacak şekilde üretilirler. Ancak her iki modeldeki emzik de çocuk 2 yaşına gelmeden önce bırakılmalıdır. 2 yaş oral dönemin, yani bebeğin dünyayı ağız yoluyla tanıdığı, emme refleksi ile güvende hissettiği dönemin sonudur. 2 yaşından sonra devam eden emzik kullanımı psikolojik olarak bebeğin bu dönemde kalmasına, büyüyememesine neden olur. Ayrıca 2 yaş süt dişlerinin tamamlandığı, diş ve damak yapısının oluştuğu dönemdir. Bu dönemde devam eden emzik kullanımı çene yapısının bozulmasına, üst dişlerin öne çıkmasına neden olur. Süt dişleri kalıcı dişlerin oluşumunu da etkiler ve ileride uzun süreli ortodonti tedaviler gerektirir. Çene yapısının bozulması konuşmayı, seslerin doğru çıkmasını da etkiler.  

EMZİĞİ BIRAKTIRMAYA NASIL BAŞLAMALI?
Başından itibaren emzik sadece uykuya geçişi kolaylaştırmak amacıyla verildiyse bırakmak daha kolay olacaktır. 1 yaşından itibaren bebeğe yatmadan önce emzikle birlikte sevdiği yumuşak bir oyuncağın verilmesi, oyuncağına sarılarak uyumayı öğrenmesi sağlanabilir. Daha yoğun olarak emzik kullanan bebeklerde ise önce emziğin sadece uyku zamanlarında verilmesiyle işe başlamak daha uygun olacaktır.

BEBEĞİ EMZİKTEN VAZGEÇİRMEK İÇİN NE YAPMALI?
Çocuk yetiştirmenin en temel prensiplerinden biri kararlı ve tutarlı davranmaktır. Her konuda olduğu gibi emziği bırakma konusunda da anne babaların öncelikle kararlı olmaları, hem kendi içlerinde hem de aralarında tutarlılık göstermeleri önemlidir. Emziği bırakma döneminde aile bireylerinin hem birbirlerine hem de bebeğe destek olmaları ve her şeyden önce bunu yapabileceklerine inanmaları gerekir. Bazı ailelerde çocuğun büyüdükçe alışkanlıklarından vazgeçeceği inancı vardır. Bu ailelerde çocuğun bir gün emmeyi bırakacağı düşüncesi yaygındır. Bu nedenle de kararı çocuğun vermesi beklenir. Oysa emzik kullanımından vazgeçme kararı çocuğun kendi başına verebileceği bir karar değildir. Anne babanın emziği bırakma konusunda kararlı davranamaması nedeniyle ilkokula devam ettiği halde evde arkadaşlarından gizli emzik kullanan çocuk sayısı az değildir.

EMZİĞİ NE ZAMAN BIRAKSIN?
Emziği bırakma dönemi çocuğun hasta olduğu, ev düzeninde değişiklik yaşandığı, anne baba arasında gerginlik olduğu durumlara denk gelmemelidir. Bu tür yaşamsal olaylar çocuğun hayatında yeteri kadar travma yaratırken buna ek olarak bir de emziğin yoksunluğunu yaşamak çocuklar için daha da zorlayıcıdır. Çocuk için olduğu kadar anne babalar için de çocuğun ve ailenin huzursuz olduğu bir döneme denk gelmesi tüm aileyi yıpratır. Bunun sonucunda da başlayan bir uygulamaya devam etmek, sabırlı olmak ve kararlılık göstermek zor olacaktır.

Her şeyden önce emziğin çocuk 2 yaşına gelmeden bırakılması gerektiğinin önemini bilmek gerekir. Anne babalar emziği bıraktırmaya karar verdiklerinde sürecin zorlu olabileceğini düşünmeli, kararlı ve sabırlı olmaları gerektiğini unutmamalıdırlar. Emziğin bırakılacağı uygun zaman belirlendiğinde evde bulunan tüm emzikler atılmalıdır. Evde emziğin varlığını bilmek hem çocuk hem de aile açısından geri dönüş yaşanmasına neden olur. Bebek emziğini istediğinde artık emziğin olmadığını söylemek ve uykuya geçene kadar yanında oturmak, ağladığında elini tutup güvende olduğunu hissettirmek uygun olacaktır.

YAPILAN HATALAR
Sık yapılan hatalardan biri, “Sen artık büyüdün. Ağabey, abla oldun” tarzında ifadeler kullanmaktır. Emzikten yoksun kalmak ve büyümek arasında ilişki kuran çocuk büyümenin iyi olmadığını düşünebilir. Bu durum bazı çocuklarda büyümemek için yemek yememe davranışına neden olabilmektedir. Emzik olmadan uykuya geçmeye alışma çocuktan çocuğa farklılık gösterse de genellikle 1 hafta içerisinde hallolur. Burada anne babanın sabırlı olup kararlı davranması süreci hızlandırırken, kararsız ve tutarsız tutumlar süreci uzatacaktır. Sık yapılan hatalardan bir başkası ise ilk gecenin sonunda anne babanın pes ederek emziği yeniden vermeleridir. Bu durumda çocuk her ağladığı zaman istediği nesneye ulaşabileceğini görür ve bu davranışı geneller. Bu tutum yeniden emziği bırakma denemelerinde sürecin daha da uzamasına, hem çocuk hem de aile için daha zorlayıcı geçmesine neden olacaktır.”

Pınar Karataban (Çocuk Diş Hekimi):
“EMZİK BEBEĞİN DİŞLERİNE ZARAR VERİR Mİ?”
“Emziklerin uzun süre kullanımı diş ve damak yapısını bozarak V şeklinde derin bir damak oluşmasına, ön dişlerin ileriye doğru fırlak bir görüntü vermesine ve alt ve üst ön dişlerin birbirine kavuşamadığı “ön açık kapanış” dediğimiz bir kapanış tipinin gelişmesine yol açacaktır. Bu nedenle emzik bağımlılığının oluşmasını engellemeye yönelik kontrollü bir kullanım daha sağlıklıdır. Emzik bebek uykuya dalana kadar verilmeli daha sonra uykuya dalar dalmaz ağızdan alınmalıdır. Diş yapısına emziğin vereceği zarar bebeğin ne kadar şiddetli ve ne kadar çok emdiğiyle doğru orantılı da olsa ortalama 2 yaş civarında emziği bıraktırmak uygun olacaktır.

EMZİK DİŞ ÇÜRÜĞÜNE YOL AÇAR MI?
Emziğin kendisi temel olarak diş çürüğüne yol açmasa da bebek alışsın diye pekmez, bal ya da reçele batırılan emzik dişleri çürütecektir elbette. Burada suçlu emzik değil emziğin batırıldığı şekerli yiyecektir; tıpkı biberon çürüklerinde biberonun kendisinin değil içindeki şekerli sıvı mamanın dişleri çürütmesi gibi.

Bir artı bilgi olarak emzik kullanan bebeklerde orta kulak iltihabına daha sık rastlandığından bahseden bilimsel çalışmalar vardır.”


DİĞER YAZILAR
- HER ÇOCUK YALANSIZ BÜYÜMEYİ HAK EDER!
- ANNE DUYGUDUR!..
- HAYIR DEMEYİ BİLİYOR MUSUNUZ?
- KEK YAPAR GİBİ ÇOCUK YAPAMAZSIN!
- MAHREMİYETE SAYGI!
- ÇOCUKLAR ÖLMESİN!
- ÇOCUĞUNUZDAN VAZGEÇMEYİN!
- ANNE BABAYI PAYLAŞMAK!
- SÜT DİŞİ, DEYİP GEÇMEYİN!
- Sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'n değil... HER GÜNÜN KUTLU OLSUN KADIN!..
Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.