Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Hülya Yıldırım

ALERJİ AĞLARINI ÖRSE DE...


Sigara kullanmam. Hamileliğim boyunca ve sonrasında daima  hem kendimi hem de yavrumu sigara içilen ortamlardan uzak tuttum. Bebeğimi 19 ay boyunca -ilk 6 ay sadece anne sütü ile olmak üzere- emzirdim. İlk 2 yıl boyunca bebeğime sadece bir kez antibiyotik kullanmak zorunda kaldım. Çamaşırlarını daima bebek deterjanlarıyla yıkadım, altını dışarıda olmadığım sürece daima su ile yıkayarak temizledim. Kısaca bebeğimi sağlıklı büyütmek üzere her anne gibi üst düzey bir emek verdim.

Fakat, heyhat alerji denilen illet ağlarını çoktan örmüştü ve benim bundan haberim yoktu!
Anne ve baba olarak bizler alerjik bünyeli tiplerdik, ama bunun bir zararını ya da hastalık derecesine ulaşan etkilerini görmemiştik ya da henüz görmemiştik.

Doğumdan sadece bir gün sonra minik bebeğim kıpkırmızı bir yüzle karşımdaydı. Nasıl üzüldüğümü tahmin edersiniz… Doktorlar çevre alerjisi dediler… Kuzum, Mayıs doğumluydu ve yaz boyunca gıdısı başta olmak üzere, kol ve bacak eklem bölgeleri sık sık isilik oldu. Neyse ki durum egzamaya varmadı. Ama o haliyle bile hem benim hem de bebeğim için durum son derece can sıkıcıydı.

1,5 yaş itibariyle yuva ortamıyla tanışan kızım, 2 yaş itibariyle sık sık burun tıkanması ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının derhal öksürük yapması ve hastalığın göğse inme (bronşit, astım, zatürre vb.) riski gibi sorunlar yaşadı. 2,5-5 yaş arasındaki dönemi, genetik olarak alerjik yatkınlığı olması sebebiyle oldukça sancılı geçti. Hatta 3,5 yaşında gittiği yuvanın havuzuna girmesi ile yani klorlu su ile tetiklenen bir anaflaktik şok bile yaşadı! Ki, o gün hayatımın en zor günüdür! Çok şükür anaflaktik şok geçirdiği sırada yanındaydım ve durumu hemen fark ettim de erken müdahale ile olayı 3 gün hastanede yatarak atlattık. Fakat itiraf etmeliyim ki, o günlerde ben de kafayı atlattım.

Uzun lafın kısası, bebeğim ile olan ilişkim boyunca alerjik yatkınlığın ne menem bir şey olduğunu bir anne olarak iyi bilirim. Sakın bu yazımdan, “Önlem almayın, alınan önlemler bir işe yaramıyor” dediğimi sanmayın! Tam tersi, önleminizi alın; sigara içmeyin, bebeğinizi anne sütü ile besleyin, üst solunum yolu hastalıklarını ciddiye alın, ağız- burun ve el hijyenine özen gösterin, beslenmede doğallıktan yana olun… Kısacası, sağlıklı yaşamdan asla ödün vermeyin!

Ve fakat, olur da tüm önlemlere rağmen benim gibi, alerjik bünyeli bir bebeğiniz varsa, mutlaka güvendiğiniz, çocuk göğüs hastalıkları ve çocuk alerji uzmanı bir hekimle diyalog kurun. (Sitemiz www.anneoluncaanladim.com ‘da da bu konuda çok değerli uzmanlarımız ve yazarlarımız var.)

Çok şükür, doğru önlemler ve güvenilir kaynaklar sayesinde, bunca tantanalı sürece rağmen, ben kızıma ne gereksiz bir öksürük şurubu, ne gereksiz bir test ya da aşı uygulaması içinde bulmadım kendimi… Doğru önlemler, erken teşhis, doğru tedavi sayesinde Duru ilkokul çağına geldiğinde astım hastası olma riskinden de, alerjik yatkınlığının artarak devam etmesi ve hayat kalitesini tehdit etme riskinden de özgürleşmişti.

Sonuçta, bizim evde 2,5-5 yaş arasındaki tablo, hiç de parlak sayılmamasına rağmen, alerji illetinin ağlarını örmesine de sağ duyulu yaklaşımlarla “Dur” diyebilmiştik. O yüzden, önlem alın, doğru destekler alın ve lütfen sigara içmeyin! Çünkü siz sigara içtiğinizde, nefesinizle sigaranın tüm zararlarını da çocuğunuza taşıyorsunuz ve çocuğunuzun bağışıklık sistemini doğrudan eksi yönde etkiliyorsunuz.

Alerjik hastalıklar her geçen gün artıyor!
HER 6-7 ÇOCUKTAN BİRİ ASTIM HASTASI!
ÇOCUKLARI ASTIMDAN KORUMAK GEREK! AMA NASIL?


Dünya Alerji Organizasyonu’nun önerisiyle 9 Aralık Dünya Alerji Günü olarak kutlanıyor. Türkiye’de her 7 çocuktan 1’inde alerjik astım olduğuna dikkat çeken Çocuk Alerji ve Astım Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Akçay, çocukların astım ve alerji hastalıklarından korumak için alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulundu. Çocuğu alerjiden korumak için en öncelikli şartlar ise hamilelikte ve sonrasında sigara içilmemesi, sigara içilen ortamda bulunulmaması, ağır kokulu parfümler kullanılmaması ve çamaşırların özellikle parfümsüz deterjanlarla yıkanması…

Alerjik hastalıkların çocuklarda görülme sıklığı her geçen gün artıyor. İstanbul'da 20 bin çocuk üzerine yapılan çalışmada her 6-7 çocuktan birinde astım, her 10 çocuktan birinde alerjik nezle ve her 20 çocuktan birinde egzama görülüyor. Alerjik hastalıklardaki bu artış sadece Türkiye'de değil neredeyse bütün dünyada her yıl artmakta... Öyle ki, alerjik hastalıklar dünya nüfusunun yüzde 20-35’ini etkiliyor. Türkiye’de de astım hastalığı son 10 yılda iki katına çıktı ve her 10 çocuktan en az 1’i astım hastası.

Ancak aileler, alerji ve astımın çok önemli bir hastalık olmadığını düşünebiliyorlar. “Alerjidir, büyüyünce geçer” deniliyor. Oysa gerekli önlemler alınmadığında, “Nasıl olsa geçer” diye düşünülen alerji ve astım rahatsızlıkları hiç beklenmeyen hayati sonuçlara yol açabiliyor. Birden çok organı ve sistemi etkileyen ve yaşamı tehdit edecek boyutta ağır tablo ile seyreden sonuçlar doğurabiliyor. Tanı ve uygun tedavinin gecikmesi, yaşam kalitesi bozukluğu ve alerjinin organlarda neden olacağı kalıcı hasar anlamına gelebiliyor. Bu nedenle erken teşhis ve doğru tedavi ve en çok da hastalık oluşmadan önlem almak çok önemli!

ALERJİK HASTALIKLAR HER GEÇEN GÜN NEDEN ARTIYOR?
Çocuklarda görülen başlıca alerjik hastalıklar astım, alerjik nezle, hışıltılı çocuk (Wheezing İnfant), egzema (Atopik Dermatit), ürtiker (Kurdeşen), kontakt dermatit, göz alerjisi, gıda, alerjisi, ilaç alerjileri, böcek alerjileri, mesleki alerjiler, anaflaksi (alerjik şok) ve anjioödem olarak sıralanabilir.

Çocuklarda alerjik hastalıklardan en sık görüleni ise astım... Astımın en önemli belirtileri; sık öksürük, sık hırıltı, nefes sıkışması ve egzersiz sonrası nefes sıkışması... En önemli nedeni genetik ve çevresel faktörler... Astımın yüzde 90 nedeni alerjenlere karşı gelişen alerjidir. En sık sorumlu alerjenler ise ev tozu akar, polenler, küflerdir. Hava kirliliği, sigara, diyet, hijyen gibi birçok çevresel faktörler de astım gelişmesine katkıda bulunur.
Astım hastalığının tetikleyicilerinin de bilinmesi gerekir. Astımlı olan çocukların akciğerleri son derece hassas olduğu için çeşitli nedenlerle astım belirtileri ortaya çıkabilir. Astım belirtilerini ortaya çıkaran bu nedenler astımın tetikleyicileridir.

GRİP DEYİP GEÇMEYİN!
Gribal enfeksiyonlar astımlı çocuklarda en büyük tetikleyici faktördür. Gribal enfeksiyon hassas olan akciğerlerdeki bronşlarında daralma yaparak düzelmeyen öksürüklere ve astım atağına neden olabilir.

SİGARA İÇEN AİLENİN ÇOCUĞU RİSK GRUBUNDA!
Diğer astım belirtilerini ortaya çıkaran ve hatta krizine sokan en önemli astım tetikleyicisi ise sigara dumanı! Astımlı çocukların akciğerleri kokuya karşı çok hassastır. Kokular astımlı çocuklarda ve yetişkinlerde öksürüklerin ortaya çıkmasına ve hatta astım krizine neden olabilir. Bu yüzden, astımlı çocukların tedavisinde sigara dumanı ve parfümlerden kaçınmak çok önemlidir. Evde sigara içilmemesi, çamaşırların kokusu az olan veya olmayan parfümsüz detarjanlarla yıkanması gerekir.

ALERJİK NEZLE
Alerjik nezle de astımlı çocukların çoğunda vardır. Genellikle birlikte görülür. Alerjik nezlenin en önemli belirtileri de sık nezle, peş peşe hapşırma, burun kaşınması ve burun tıkanmasıdır. Bu çocuklar çok kolay sinüzit olurlar ve bu nedenle sık sık antibiyotik kullanmak zorunda kalınır. Astımlı çocuklarda mutlaka alerjik nezlenin de belirtileri aranmalıdır. Astımı tetikleyen faktörler alerjik nezlenin belirtilerini de tetikleyebilir.

HIŞILTILI ÇOCUK
Hışıltılı çocuklar ilk 3 yaşta sıklıkla görülür. 1 aydan uzun süren hırıltı, 2 defadan fazla hırıltı olması durumunda hırıltılı çocuktan bahsedilir. Başta astım olmakla birlikte birçok nedenle hırıltı gelişebilir.

EGZAMA
Egzama bebeklikte yüzde kızarıklık ile başlayan daha sonra eklemlerde kızarıklık kaşıntı şeklinde belirti veren bir durumdur. Bu çocukların ciltleri kuru ve hassastır. En sık nedeni de gıda alerjisidir. Egzamanın nedeni ortaya çıkarılmazsa sık sık belirtiler tekrarlar. Ciltleri çok hassas olduğu için nemlendirici kullanılması ve yün kıyafetlerin kullanılmaması, kurutucu sabun ve şampuan kullanılmaması, çamaşırların sıvı ve alerjik olmayan detarjanlarla yıkanması faydalıdır.

GIDA ALERJİSİ
Gıda alerjileri de sıklıkla karşımıza çıkan bir alerjik hastalıktır. İlk 1 yaştaki çocukların yaklaşık %6-7 kısmında görülmektedir. En sık neden ise yumurta ve inek sütü alerjisidir.

Böcek alerjilerinden en tehlikelisi ise arı alerjisidir. Arı sokması sonrası nefes sıkışması baş dönmesi gibi belirtiler olmuşsa mutlaka çocuk alerji uzmanlarınca temasa geçilmesi ve gerekirse aşı tedavisine başlanması önemlidir.

İlaç alerjileri de çok önemlidir. Penisilin başta olmak üzere bir çok antibiyotik alerjisi ve lokal anestezik maddeleri alerjileri başlıca ilaç alerjileridir.


ÇOCUKLARI ALERJİDEN KORUMANIN YOLLARI
Alerjik hastalıklar genetik yatkınlıkla birlikte çoğu kez çevresel koşulların uygun zemin yaratmasıyla tetiklenir. Hem gebelikte hem de doğumdan sonra sigara dumanına maruz kalmayı önlemek alerji riskinin tetiklenmesini önleyebilecek en önemli kuraldır. Özellikle anne veya babasında veya yakın akrabalarında astım, alerjik nezle, egzama veya başka alerjik hastalıklar olan çocuklara sık antibiyotik kullanmamak, fazla kilo alımından kaçınmak, hijyene aşırı önem vermemek, aşırı nemden sakınmak, katkı maddeli besinlerden kaçınmak, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmek gibi önlemlerle astım gelişmesi önlenebilir. Astım hastası çocukların akciğerleri çok hassas olduğu için çamaşırlarının parfümsüz deterjanlarla yıkanması da faydalıdır.


ÇOCUKLARDA ASTIM KONUSUNDA MERAK EDİLENLER
Çocuk Alerji ve Astım Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Akçay astım konusunda en çok merak edilen soruları yanıtlıyor…

-Çocuklarda astım neden olur ve nasıl seyreder?
Çocuklarda astımın en önemli nedeni genetik yatkınlıktır. Ancak ailesinde astım olmayan ailelerin çocuklarında da astım gelişebilmektedir. Çevresel faktörler de astımın ortaya çıkmasını etkilemektedir. Ailede alerjik hastalık olması, polen, ev tozu miteları-akarları, küfler, evcil havyaların tüyleri veya deri döküntüleri, böceklerin alerjenleri gibi çeşitli alerjenler, şişmanlık, hijyene aşırı önem vermek, ilk 2 yaşta sık antibiyotik kullanmak gibi çevresel faktörler astımın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Astım geliştikten sonra; sık sık öksürük, nefes sıkışması, akciğerde sık sık hırıltı olması, her gribal enfeksiyonda öksürük olması ve gribin ağır geçmesi gibi belirtilerle seyreder.


6 YAŞINDAN BÜYÜKSE NO TESTİ YAPILABİLİR!
-Çocuklarda astım nasıl teşhis edilir ve tedavisi nasıl olur?

Astım belirtileri olan çocuklarda ayrıntılı bir öykü alınmalıdır. Çocuğun akciğerleri dikkatle dinlenmelidir. Belirtiler astımı düşündürüyorsa gerekli testlerin yapılması gerekir. Çocuklarda astımın yüzde 80-90’ı alerjik olduğu için ciltten alerji testi yapılması çok önemlidir. Alerji testlerinin çocuk alerji uzmanlarınca veya denetiminde yapılması doğru teşhisi için çok önemlidir. 6 yaşından büyük çocuklarda solunum fonksiyon testleri yapılır. Verilen nefeste “NO testi” yapılabilir. Gerekli olan durumlarda kan testleri, ter testi ve alınan bilgilere göre bazı testler yapılır. Bu sonuçlarla astım olup olmadığına karar verilmektedir. Astım teşhisinde deneyim çok önemlidir.                         

Astım tedavisi çocuklarda yüz güldürücüdür. Sebep olan alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve bazı durumlarda aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi  (bağışıklık terapisi) tedavisi ile tedavi yapılmaktadır.

-Astımdam koruyucu önlemler ne kadar etkilidir?
Tedavinin en önemli unsuru astıma neden olan alerjenden korunmadır. Şayet polenlere alerji varsa polenlere, ev tozu mitelarına alerji varsa mitelara karşı önlem alınmalıdır. Ev tozu mite alerjisinde anti alerjik kılıfların kullanılması ve evde toz tutan tekstil ürünlerin azaltılması faydalı olabilir. Ev tozu mitelarına karşı kullanılan akarasid dediğimiz mite öldüren kimyasal sprey veya tozlar genellikle etkileri kısa sürdüğü için çok etkili değildir. Ancak yeni geliştirilen, nanokapsül teknolojisi ile üretilen su bazlı sprey ürünlerin etkilerinin 3 ay kadar uzun sürmesi ve mite öldürmede çok etkili sonuçları nedeniyle umut verici gibi görünmektedir. Bu nedenle yatak, koltuk, halı ve perdelerin 3 ayda bir bu ürünlerle temizlenmesi fayda sağlayabilir.

-İlaç tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
İlaç tedavisinde de en önemli unsur ilaçların doğru teknikle kullanılması ve ilaçların akciğerlere ulaştırılmasıdır.
Astım tedavisinde aşı tedavisi de kullanılabilmektedir. Aşı tedavisi iki çeşittir. Dil altı damla ve cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanabilmektedir. Tedavi başarısı oldukça yüksektir.
Tedavi seçiminin hastaya göre seçilmesi ve ilaçların doğru teknikle kullanılması tedavi başarısında çok önemlidir.

-Astım başlangıcında olan bir çocuk, kısa süreli bir tedavinin ardından hastalıktan tamamen kurtulabilir mi?
Günümüzde çocuklarda astım tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bağışıklık sistemlerinin değişmeye devam etmesi, akciğerlerin kendini yenilemeye devam etmesi nedeniyle çocuklar yetişkinlerden çok daha şanslıdır. Ayrıca alerjisi ciddi olanlarda da ağızdan sprey şeklinde aşı tedavisi ve cilt altına enjeksiyon şeklinde aşı tedavisi ile de hayat kalitesi önemli derecede arttrılabilir; tedavide başarı şansı yüzde 80-100 arasında değişmektedir. Sonuç olarak, çocuklarda astım tedavi edilebilen bir hastalıktır.

-Parfümün ve diğer kokuların astımlı çocuklara etkileri nedir?
Astımlı çocukların ve yetişkinlerin akciğerleri çok hassas olduğu için parfümlere ve kokulara hassasiyetleri vardır. Bu nedenle astımlı çocukların ve yetişkinlerin keskin kokulu parfüm kullanmaması, çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanması çok önemlidir. Evde temizliğin çocuğun olmadığı zaman yapılması da diğer faydalı bir önlemdir.

ÇOCUKLAR NEDEN ALERJİ VE ASTIM OLUR?
-Çocuklarda astımın en önemli nedeni genetik olmakla birlikte çevresel faktörler astım gelişmesine katkıda bulunur.
-Astımın yüzde 90 oranda nedeni alerjidir.
-Alerji yapan en sık alerjenler ev tozu miteları-akarları, polenler, küfler, evcil hayvan tüyleri ve epitelleri’dir.
-Alerjenler bronşlarda aşısı hassasiyete neden olur. Gribal enfeksiyonlar, sigara dumanı, parfüm, keskin kokularda aşırı hassas bronşlarda daralma yaparak astım krizine veya astım belirtilerine neden olabilir.
-Astımın doğru teşhisi konulması çok önemlidir.
-Astım tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaç ve aşı tedavisi yanında korunma çok önemlidir.
-Astımlı çocukların bulunduğu ortamlarda sigara içilmemesi çok önemlidir.
-Keskin kokulu parfümlerden uzak durulması, çamaşırların parfümsüz deterjanla yıkanması ve genel temizlik yapılırken çocuğun evde olmamasına dikkat edilmesi gerekir.


EVLERDEKİ GÖRÜNMEYEN TEHLİKE: MİTE’LAR
Astım ve alerjiye yol açan önemli sebeplerden biri de mite’lar, yani ev tozu akarlarıdır. 1 gram ev tozunda 500 tanesi canlı olmak üzere 19 bin mite olduğu tahmin ediliyor. 5 yıl kullanılan bir yatakta yaklaşık 10 milyon mite olduğu öngörülüyor. 1 gram deri parçası bile 1 milyon mite’ın beslenmesi için yeterli oluyor. Mite’ların dışkıları havaya karışarak alerjiyi tetikliyor.

Günümüzde, mite’ların yoğun olarak bulunduğu yatak, halı, kilim, koltuk, perde, araba koltuğu, peluş gibi yüzeylerde; Sağlık Bakanlığı izinli, nano kapsül teknolojisi ile üretilen, kokusuz ve su bazlı ürünler kullanılarak hijyen ve koruma sağlamak mümkün olabilir.


DİĞER YAZILAR
- HER ÇOCUK YALANSIZ BÜYÜMEYİ HAK EDER!
- ANNE DUYGUDUR!..
- HAYIR DEMEYİ BİLİYOR MUSUNUZ?
- KEK YAPAR GİBİ ÇOCUK YAPAMAZSIN!
- MAHREMİYETE SAYGI!
- ÇOCUKLAR ÖLMESİN!
- ÇOCUĞUNUZDAN VAZGEÇMEYİN!
- ANNE BABAYI PAYLAŞMAK!
- SÜT DİŞİ, DEYİP GEÇMEYİN!
- Sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'n değil... HER GÜNÜN KUTLU OLSUN KADIN!..
Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.