Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

OCAK 2018
YILDIZ SIRRINA DOĞRU

YILDIZ SIRRINA DOĞRU

Yıla durağan konuma geçerek ileri hareketi için kemerlerimizi bağladığımız Uranüs gündemi ile başlıyoruz. Uranüs, 12 Mart 2011 tarihinde balık burcundaki yolculuğunu tamamlayarak yine yedi yıl kadar sürecek koç burcundaki yolculuğuna başlamıştı. Selma Mine’nin "Dünya ve Evrenimiz" kitabını incelediğimizde Uranüs, "görünmeyeni görmek, duymak ve sezmek ile ilgili (gizli bilgi)" olarak karşımıza çıkar. "Devrimler ve sosyal değişimler" onun kapsamındadır. "Sevginin, ustaca/parlak düşünmenin, buluşların, teorilerin makamı" olarak geçer.


Koç burcunda Uranüs, "savaşçı" arketipini canlandırdı ve içimizdeki savaşçıyı uyandırdı. Koç, döngünün başladığı yerdir. Koç burcu Yunan mitolojisinde "Zeus (akıl) tarafından gökyüzüne yerleştirilen altın postlu koç" sembolizmiyle karşımıza çıkar. Selma Mine, buradaki "altın post"un "nefsaniyette saflaşmış, merhametli, salih görevli varlık" anlamına geldiğinden bahseder. Demek ki içimizdeki "savaşçı"nın "savaş"ında; yaktığı ateş (başlayan döngü) içinde saflaşması, merhamet etmesi ve görevinin ne olduğunu hatırlayarak onun için harekete geçmesi gerekiyor. Bu yolculuğun sonuna doğru ilerliyoruz.

16 Mayıs 2018 tarihinde Uranüs boğa burcuna geçiyor. Boğa "benimseme ve vazgeçme" aşamasıdır. Sahip ol, ona dokun, onu hisset ve yeni bir boyuta ilerleyebilmek için ona teşekkür ederek onu bırak. Aksi halde sahip olma gerçeğin, sahip olduğun şeyin sana sahip olması halini alır.  Selma Mine, boğanın Latince karşılığının "taurus" olduğundan ve "kılık değiştirmiş zeus" anlamına geldiğinden bahseder. Zeus, güzelliğinden etkilendiği Europa’ya sahip olmak için beyaz bir boğa kılığına girer. Dikkatleri üzerine çeken beyaz boğa, Europa’nın önünde diz çöker. Europa’nın üzerine çıkmasını sağlar ve beyaz boğa (taurus, kılık değiştirmiş Zeus, akıl) onu kaçırarak onunla birlikte olur. Akıl aklın harı, akıl aklın tuzağı... Aklın "ukl" kökünden geldiğinden bahsetmiştik. Ukl, kervanlarda develerin birbirine bağlanmasını sağlayan halkadır. Bu durumda akıl, "bağlantı kuran" oluyor ya da "bağlantıda tutan"? Bu bağlantı ne olabilir?

Ateşten toprağa geçiyoruz. Boğanın arketipi "çiftçi"dir. Uranüs’ün deha, zeka olduğunu düşünürsek bizim bu ışığa daha hakim olmamız ve ondan ürün almamızı sağlayacak yolculuğu başlatmamız gerekiyor. Yerleşik hayata geçilen aşamadır "boğa", artık avcılık ve toplayıcılık dönemi (koç) geride kalmıştır. Uranüs’ün "gizli bilgi" olduğundan bahsetmiştik. Toprak elementine geçişi, toprağın altındaki sırların uyanışı olabilir mi?

Akrep burcundaki Jüpiter (geniş ufuklar) ile sekstil yaparken yöneticisi konumunda olduğu oğlak burcundaki Satürn (zaman, karma) ile üçgen yapacak. Hem de Satürn, Pluto (ölüm, dönüşüm, küllerinden doğma, en değerli özün tüm kıyafetlerinden soyunarak ortaya çıkışı) ile kavuşum halindeyken! Buna benzer bir etkileşim, en son milattan önce yaşanmış gibi gözüküyor. Göbeklitepe gibi dünya tarihini değiştirecek keşiflerden bahsetmek mümkün olabilir mi? Bu sadece gelecek olanın ayak sesleri miydi?

Uranüs, "gökyüzü"yse ve "uzaylılar" diye bir şey söz konusu ise, toprağın altında saklı bir kitabın açılışıyla önemli sırlar açığa çıkacak olabilir mi? Şu kesin ki birileri toprak altında kalmaya, ölü olmaya devam edecek yani saf bilgi akışının dışında kalarak buradan beslenme ve bu alana katkı sağlama gerçeğinden uzak kalacak. Birileriyse yıldız sırrını uyandıracak (Bu sır ne olabilir?) ve bunun somut hayata, fiziksel bedene (toprak) büyük etkisi olacak.

Satürn yay transitinde "içsel bilgi" uyandı. Teorik değil yaşanmış, açılmış ve kişisel bir boyut kazanmış bilgi! Şimdi herkes açtığı kendi kapısında, kendi bilgeliğinin tohumlarını, kendi minerallerince zengin/ zenginleşmiş topraklara ekecek. Bakın ayetlerde ne deniyor:
29.Ne zaman ki tek bir çığlık attılar (idrak ederek yeniden doğdular), o zaman hamd eden oldular (gerçeği gördüler). (Ya.Sin Sûresi) (Dünya ve Evrenimiz, Selma Mine)

Satürn mitolojide Pan’a karşılık gelir. Pan’ın attığı çığlık ile insanlar "panik" içinde kalırlar. Buradaki yeniden doğma, bu paniğin ötesine geçip daha derin bir gerçeği fark etmektir. O zaman belki Kehf Sûresi’nde geçen bu ayet çok daha anlaşılır olur:
31.Onların önderleri; altın bileziklerle süslenerek, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek, ırmakların altlarından yudumlanan Adn cennetlerindeki tahtlarına kurulacaklar, o ne güzel doğruluk ve ne güzel kalma yeridir. (Kehf Sûresi)

Altın bilezik nedir? Sizin yaşam programındaki hizmetiniz, göreviniz! İnce ve kalın ipekli? Saflaşışınız! Saflaştığınız, geliştiğiniz, ustalaştığınız bir yolculukta karmalarınızı eriterek bütünleşişiniz. Neden yeşil? Yeşil, kalp çakrasının rengi değil midir? Kalbe erişmek, kalpte buluşmak; sevgi! Irmakların altlarından yudumlanan? Irmağın yatağı mıdır bu? Su bilgi midir? Bilgi nereden gelir? Ona açtığınız yoldan... Satürn’ün temsil ettiği "ilham ve vahiy" boyutu bu olabilir mi?

Adn cenneti, Satürn’dür. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sinde "cennet’ül-adn" olarak geçer. Taht, kaynaktır. Oraya kurulmak, o kaynağın kendisi olan parçayı uyandırmaktır. Öğrenme basamaklarında "bilinçsizlik yeterlilik" aşamasına denk gelir bu! Ustalığımızı konuşturmamız isteniyor, bunun bugüne kadar hangi alanda sağlamış, hangi alanda buna en çok yaklaşmışsak... Doğruluk ve kalma yeri? Dürüstlük, açıklık, samimiyet, gerçeklik ve çabanın ötesine geçmek, içinde büyümek, demlenmek; ürün, hizmet vermek.

2 Ocak Salı günü yengeç dolunayı gerçekleşiyor. İkinci (benim dediklerimiz, sahip olduklarımız, potansiyeller, değerler) ve sekizinci (dönüşüm, vazgeçilenler, krizler, kabukların kırılışı) ev aksında gerçekleşen dolunay sırasında yay burcu yükseliyor. Bir rota belirlememiz isteniyor. Düzenleyici Jüpiter on ikinci evde (ruhsal büyüme, teslimiyet, altı üstüne gelenlerle açılan yeni kapılar) Mars ile kavuşum, içimizdeki "savaşçı", aklın ve deneyimin süzgecinden geçiyor, sezgiler güçleniyor. Gerçeklikten kopmadan, kendimizi duygu denizinde boğmadan, süreci iyi yöneterek en değerli öze ulaşmamız! Giden ve kalanın ötesinde bir yer var. Cevap orada! Venüs yanık! "Sevgi neydi? Sevgi emekti." Hatta sevgi, bizi bir araya getiren programın, onun sayfalarının, basamaklarının, aşamalarının kendisiydi.
Neptün devrede! Neptün koruyucu bir etkidir; bununla birlikte fazla kaçtığında uyuşturabilir, hissizleştirebilir. Alkol kötü değildir. Bir kısmı faydalıdır; bununla birlikte aşırıya kaçtığında insanı karanlık bir odaya kilitleyebilir. Orada hayaller ve gerçekler birbirine karışır. İnsan nerede olduğunu ve ne için burada olduğunu unutur. Bir de bir söz vardır: "Biz üzüm icat edilmeden önce de sarhoştuk." İşte buraya geldiğimizde açar Neptün kanatlarını ve o kanatlar, kanatlarımız olur. Uyanış ve canlı kalış burada başlar. Canlılık, bu kanatların çırpılmaya devam edişidir yani "düşünce okyanusu"nda birbirini tetikleyen fark edişlerdir.

9 Ocak Salı günü Güneş (bilinç), Venüs (sevgi, barış, yansıma) ve Pluto (maddenin üzerine çıkarak oluşan sezginin yarattığı yeni dünya gözü) oğlak burcunda cazimi dediğimiz çok güçlü bir kavuşum içinde olacak. Dünya çok önemli bir eşikten geçiyor. Anlayanlar ve anlamayanlar, bilenler ve bilmeyenler, görenler ve görmeyenler olmak üzere ikiye ayrılıyor dünya, dünya yaşamı...

11 Ocak Perşembe günü Merkür yaydaki yolculuğunu tamamlayarak oğlağa geçiyor. Satürn etkisine giriyor. Bizden yaklaşık bir buçuk aydır içinden geçtiğimiz yolculuğun bizde uyandırdıklarını belli bir zemine oturtup bu bilinçle ortaya koymamız isteniyor. Oğlak, saygı ve otorite yeridir. Katı kurallar, bastırılmış duygular ve sınırlandırılma yeri de olabilir. Anlamak, zaman içinde güç kazanan bir eylemdir ve zaman onu yeni eklentilerle canlı tutar. Sonu olmayan bir yolculuk... Hiçbir şeyde çok olmayın, az ve eksik kalmayın. Bizden istenen budur.

17 Ocak Çarşamba günü oğlak yeniayı gerçekleşiyor. İkinci evde gerçekleşiyor ve yay yükseliyor. Benim dediklerimiz, emeklerimizin bizi getirdiği yer, özgürleştiklerimiz ve geride bıraktıklarımız, sorumluluğumuz olarak kabul ettiklerimiz, gerçekten öyle olanlar ve aslında öyle olmayanlar, kendimizi zorladıklarımız, gereksiz yüklendiklerimiz ve bu yüklerle karman çorman olduklarımız...

Venüs yine yanık! Sevgi kendi merkezimizde olmadığımız müddetçe kaçıştır ve bu kaçışın bizi eninde sonunda içine sürükleyeceği yalnızlıktır. Kimsenin üzerinden yükselemezsiniz, kendi yükselişinizin kapısını açtığınızda orada onunla buluşabilirsiniz, hatta bunu önemsemezsiniz; çünkü yükseliş aşağı ve yukarının birleşip herkesin varlığının anlamını bulduğu yerdir. Orada ayrılık yoktur, buluşmalar vardır.

Düzenleyici Satürn birinci evde ve bize şunu söylüyor: "Yaşam, tek kişilik bir gösteri! Herkes kendi planından sorumlu ve herkes, herkesten sorumlu; bununla birlikte kimse kendi planını gerçekleştirme aşamasına gelmeden büyük planda söz sahibi olamıyor." İstikrarlı olanlar, net sınırlar koyanlar, kendi alanlarını koruyanlar ve orada bilinçli geçişlerle buluşanlar kazanır. Kraldan çok kralcı olma zamanı değil! Kimsenin kurtarıcısı olmaya soyunmayın! Siz kimsiniz ki? Bir kişinin yaşamında, asla kendi gücünden daha yukarıda olamazsınız. Olabileceğinizi düşünmek kibrin kendisi değil mi?

18 Ocak Perşembe günü Venüs oğlaktaki ciddiyetini koruyan, soğuk ve mesafeli duruşunu tamamlayarak kovadaki insancıl, idealist, yol birliğini önemseyen, asi, çılgın, orijinal duruşuna geçiyor. Böylelikle oğlak yoğunluğundan kova boyutuna geçişin ilk adımı gerçekleşiyor. Gökyüzü bizi hep bir şeylere hazırlar. Bu hazırlayış ve hazırlanış makro ve mikro düzeyde deneyimlenir. Sınırları aşabilmeniz için önce sınırların ne olduğunun farkına varabilmeniz gerekir ve taşı delen suyun gücü değil damlaların sürekliliğidir. İşte bunu "oğlak" aşamasında öğreniriz ve "kova" aşamasında bunun üzerinden yükseliriz.

20 Ocak Cumartesi günü Güneş oğlaktaki yolculuğunu tamamlayarak zararlı konumda olduğu kova burcuna geçiyor. Güneş aslanda parlar. "Ben buradayım!" der. Değerli, özel, zengin olanın farkındadır. Kova burcundaysa bir potansiyel vardır; bununla birlikte o tek başına ortaya çıkarılamayacaktır. Biz olmayı anlamamız gereken aşamadır. Bir elin nesi var, iki elin sesi var! Hangi ortak idealde bir araya gelerek hayata ne katabiliriz? Ekip olmak nedir? Bu ekip bize nasıl bir şans kazandırır?

26 Ocak Cuma günü Mars akrepteki yönetici konumda olduğu yolculuğunu tamamlayarak yay burcuna geçiyor. Derin bir savaş geride kalıyor. 9 Aralık Cumartesi günü başlamıştı bu yolculuk! Bizi harekete geçiren içsel enerji! İçinden geçerken bir şeylerin eriyip dönüştüğü! Burada bir şey öğrendik! Belki geride bırakmayı, belki nokta koymayı, belki vazgeçmeyi... Gücü nasıl kullanabileceğimizi... Kontrolsüz bir gücün neler yapabileceğini... Güce hakim olduğumuzda nelerin önünü açabileceğimizi... Şimdi yay burcu ile burada kazandığımız bilinç ile belirginleşen rotamız dahilinde ilerlememiz gerekiyor. Nereye yol almak istediğini bilmeyen birisine hiçbir rüzgar yardımcı olamayacaktır.

31 Ocak Çarşamba günü Merkür oğlaktaki yolculuğunu tamamlayarak kova burcuna geçiyor. Özgürlük neydi? Her şey aslında neyi gerçekleştirmek içindi? Bu yolculuk bizi nereye götürüyor? Neye karşı gelmek? Neye izin vermek? Nerede birleşmek? Birlikte neyin içinden geçmek? Neyi ifade edebilmek? Neyi göz önünde bulundurarak? Önemli kararlar! Bugüne kadar yaptıklarımızdan biraz daha farklı bir şeyler yapma zamanının geldiği kesin! "Ben çözdüm bu işleri!" moduna girmeyin yeter! Hala öğrenecek, fark edecek çok şey var.

2018’in hayırlara vesile olmasını dilerim.

Yüreğe selam olsun,

Hüseyin Akdağ

Kaynak: www.anneoluncaanladim.com

Bireysel Doğum Haritası Analiziniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz:

0212 274 08 47 / 0544 798 52 07
www.heraakademi.com

Doğum haritası analizimiz ile kim olduğunuzu, dışarıdaki kişinin sizi nasıl gördüğünü, neyin size iyi geldiğini, bunların bir araya geldiklerinde birbirlerini nasıl etkilediğini, sahip olduğunuz potansiyelleri, yakın çevrenizi, ailenizi, iç dünyanızı, aşkın sizin için ne olduğunu, yaşama nasıl hizmet edebileceğinizi, partnerinizden aslında ne beklediğinizi, onunla olmanın size sağladığı fırsatları ve bu durumun sizi karşı karşıya bıraktığı sınavları, yaşamda sizi neye çağırdığını, neyin sizin ufkunuzu genişletebileceğini, iş ve kariyer hayatınızın önemli sırlarını, arkadaşlık ilişkilerinizi, neye teslim olmanız gerektiğini ve ruhsal olarak nereden nereye ilerlemenin önemini bulabilirsiniz.

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2024 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.